• Bahattin Köylü

ER HAMAMINDAN SERAMİK MÜZESİNE YOLCULUK HİKÂYESİ

Güncelleme tarihi: 25 Oca 2019


Geçmişten Günümüze Türk Hamamı

Ö. Bahattin Köylü – Proje Danışmanı

İnsanoğlu, önceleri akarsu ve denizlerde arınmış, temizlenmiştir. Ruh ve bedenin arınması, hastalıklardan korunmak gibi amaçlarla, Hintliler Ganj, Asurlular Fırat, Mısırlılar Nil gibi kutsal anlam yükledikleri nehirlerin kaynaklarında topluca yıkanırlardı. Eski Mısır inançlarına göre, tanrılar suyu, insanların öncelikle kötülüklerden arınması, sıcaklarda serinlemesi için yaratmıştır. Bu nedenle suların kutsal sayıldığı, tanrı olarak saygı gördüğü medeniyetlerde, su ile yıkanmak ruh ve beden arınmasının temel taşı niteliğindedir.

Tarihçiler ve arkeologların kaydettiği bilgilere göre Mezopotamya, Babil, Hindistan ve eski Mısır’da yıkanmak için bağımsız binalar yapılmış. Ancak büyük hacimli binalar inşa edilmesi, kendinden ısıtmalı bir sistemin bulunması ve sıcak suyunun akıyor olması Romalılar dönemine rastlıyor. Evleri ısıtmak için kullandıkları alttan ısıtmalı bir tür kalorifer yapısını yıkanma binalarına uyguluyorlar ve “Roma Hamamı” ortaya çıkıyor. Bu dönemde oldukça geniş alanlar üzerine kurulan hamamlar, temizliğin yanı sıra sportif ve kültürel etkinliklerin de merkezi olmuştur.

Romalılar hamamları, halkın ortak olarak kullandığı Gymnasium, kütüphane gibi diğer yapılarla birleştirerek mimari kompozisyonlar meydana getirmişlerdir. Roma hamamlarının fonksiyon bakımından belirli özel hacimleri vardır: (Apodyterium) soyunma yerleri, (Tepidairum) soyunduktan sonra ilk girilen ılık hacim, (Caldarium) sıcak hamam kısmı , (Firigidarium) yıkandıktan sonra soğuk suyla yıkanılan yer idi. Frigidariumda bazen bir havuz bulunurdu. Hamamla beraber jimnastik egzersizleri yapılabilecek bölüm (Palestra) da çok kere düşünülürdü. Roma hamamlarının döşeme altındaki boşluklarda ve duvar içlerinde borularda dolaşan sıcak hava ile ısıtılması tekniği sonradan Bizans’ta ve Türklerde aynı şekilde kullanılmıştır.

Türk Hamamı, tarihin gizemli geçmişinden gelen, sağlık açısından da çok önem arz eden, geleneksel bir mirasımızdır. Günümüzdeki Türk Hamamı şeklini tarih boyunca Türk mimarisinden değişimler göstererek sosyal ve kültürel yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Türklerin yaşamında hamamlar sadece bir yıkanma yeri değil, daha ötesi sağlık, sosyal ve kültürel etkinliklerin yaşandığı merkezler olmuştur. Hamam sözcüğü; Arapça Hammam=Banyo, İbranice Hamam=Sıcak olmak sözcüklerinden türemiştir. Hamam, kısaca “yıkanma, arınma ve şifa bulmaya mahsus yer “ olarak tanımlanabilir. Sanat ve mimarlık bakımından büyük bir önemi bulunan hamamlar, kültür tarihi açısından da önem arz eder. Kubbe ve diğer bazı mimari özellikleri ile camiyi andırır. Kendilerinden önceki Müslüman devletlerin geleneğini çok iyi değerlendiren Osmanlılar, idareyi ele alır almaz her tarafta hayır tesisleri kurmaya başladılar. Özel bir mimari tarza sahip bulunan hamamlardaki iç yapının önemli kısımları, genellikle câmegâh (soyunma yeri), soğukluk (kurulanma ve peştamal değiştirme yeri) ve sıcaklık (yıkanma yeri) adı verilen bölümlerdir.

Müstahkem Mevki Komutanlığı Er Hamamı

Yapının ön cephesiyle arka cephesi tamamen farklı üslupta inşa edilmiştir. Soğukluğun olduğu giriş cephesi barok üslupta inşa edilmiş olup, sıcaklığın bulunduğu arka bölüm ise klasik Osmanlı Hamam mimarisine uygun olarak kubbeli olarak inşa edilmiştir. İlk bakışta bu iki üslup farklı dönemleri yansıtıyor gibi gözükse de böyle bir bilgi ya da belgeye ulaşılamamıştır.

1.1. İnşa Malzemesi:

Taş kagir olarak inşa edilmiş yapının ön cephesi, cephe tuğlası ile kaplanmış, diğer cepheler sıvanmıştır. Yığma olarak inşa edilen yapının iki katlı soğukluk bölümü, geç dönemde betonarme kolanlarla desteklenmiştir

1.2. Mekan Elemanları:

Yıkanmaya gelen kimseler, soğukluk denen soyunma mekanına gelirler. Bu mekanın iki tarafında yer alan soyunma hücrelerinde soyunduktan sonra, ana girişin karşısında bulunan bir çift kanatlı kapıdan hamamın ikinci kısmı olan ılıklığa geçilir. Vücudu sıcağa alıştırmak için bir müddet burada kaldıktan sonra hamamın üçüncü kısmı olan sıcaklık kısmına geçilir. Burada kurnalı yıkanma köşeleri ve özel halvet hücrelerinde istenilirse hamam görevlilerinin yardımıyla yıkandıktan sonra aynı yol takıp edilerek dışarı çıkılır.

1.2.1. Soyunmalık:

Eski roma hamamlarında Apodyterium, Spoliaterium, Vestarium diye adlandırılan mekandır. Türk hamamlarında ise camekân olarak adlandırılmıştır. Er hamamındaki soyunmalık kısmı hamamın en geniş mekanıdır. Üstü fenerli bir tavan ile kapatılmıştır. Dikdörtgen planlı ahşap üst örtülü soğukluk bölümünün ortasında sekizgen kasnak üzerine oturtulmuş aydınlık feneri bulunmaktadır. Camekân kısmı genellikle ısıtılmaz. Buhar kontrolü çatı üzerindeki fener yardımıyla sağlanır.

1.2.2. Ilıklık:

Ilıklık – roma hamamlarında Tepidarium veya Alipderium denilen mahaldir. Bu kısmın duvar kenarlarında alçak mermer sedirler yer almaktadır. Burası kışın camekân yerine de kullanılabilmektedir. Külhandan çıkarak iç hamamı geçen kanallar soğukluğun döşemesi ve duvarlarında dolaşarak mekanı ısıtırlar. Bu mekanın yan taraflarında alçak bölmelerle ayrılmış hela ve usturalıklar bulunmaktadır. Soğukluk iç hamama girmeden önce vücudu sıcağa alıştırmak için kullanılmasının yanında dini temizliğin yapıldığı ve fazla sıcaklığa tahammülü olmayanların yıkandıkları bir mekandır.

Soyunmalık ile sıcaklık arasında bir geçiş mekanı olan ılıklık, eş büyüklükte iki oval kubbe ile örtülmüştür.

1.2.3. Sıcaklık:

İç hamamı teşkil eden bu kısım eski Roma hamamlarının Caldarium veya Sudatorium dedikleri mahaldir. Askeri hamamın sıcaklığının döşemeleri mermerle kaplıdır. Üstü kubbeyle örtülü kare mekanın, dört köşesinde birer halvet hücresi ve ortasında sekizgen göbek taşı bulunmaktadır. Halvet hücrelerinin arasında kalan yerler genel yıkanma nişleridir. Bunlara kurna başı denilir. Hamamın ortasında dinlenme, terleme ve masaj için yerden 38 cm. yükseklikte, sekizgen şeklinde mermer bir göbek taşı bulunmaktadır. Bu mahal kubbeler üzerindeki küçük pencere gözleri ile aydınlatılmaktadır. Bu pencerelere fil gözü denir. Külhana yakın olması nedeniyle hamamın en sıcak mahalli iç hamamdır. Külhandan iç hamama ve soğukluğun döşeme ve duvarları arasındaki kanallardan geçen sistem ile bu mekan ısıtılır. Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yan yana ve üst üste gelen üç boyutlu görünüm veren mukarnaslar, kubbe geçişlerinde süsleme olarak kullanılmıştır.

1.2.4. Külhan

Eski roma hamamlarında Haypocausten denilen kısımdır. Binanın arka ucunda teshin merkezini teşkil eder. Külhan kısmı su tesisatının da tevzi merkezidir. Burada hamamın soğuk su tevziatı için bir soğuk su deposu ve sıcak su için ayrı bir depo bulunur. Külhan tesisatı şu bölümlerden oluşur;

Ateşlik; Ocak denilen bölümdür. Ağzı odunluğa açılır.

Cehennemlik; Soyunmalık hariç hamamın diğer mekanlarının döşemesi altında yer alan içinde sıcak havanın dolaştığı cehennemlik kolonlarından oluşan bölümdür.

Su Haznesi; Ocağın üzerinde yer alan metal kazandır. Suyun içinde bulunan bu kazanın iki yanında alçak birer duvar yer almaktadır. Isınan su yükselirken bu duvarlarda bırakılan menfezlerden soğuk su aşağıya akar.

Tüteklik; Ocaktan çıkan alev ve dumanlar döşeme altında dolaştıktan sonra yanlardaki duvar içinde bırakılan tüteklik denilen bacalardan dışarıya çıkar.

Hamam döşemeleri 0,70 – 1,50 mt yükseklikte ve 0,40 -0,50 m² genişlikte ayaklar üzerine oturtulmuştur. Mermer levhalar bu ayaklar üzerine oturan kemerlere istinat ederler ve bu suretle sıcak hava mermerle doğrudan doğruya temas etmez. Hamamların harareti genellikle termometresiz olarak tanzim edilir. Sıcaklık kısmı harareti 30-40 derece arasındadır. Külhan yanındaki halvetlerin harareti ise 40 dereceyi geçer. Soğukluğun harareti 20-30 derece arasındadır.

1.3. Aydınlatma:

Türk hamamları fonksiyonları gereği sağır duvarlarla dışa kapatılmış, gösterişsiz yapılardır. Ancak Müstahkem Mevki Komutanlığı Er Hamamının ön cephesi oldukça gösterişli bir mimariye sahiptir. Türk Hamamları, üst örtüyü oluşturan farklı büyüklükteki tonoz ve kubbeler üzerine açılan yuvarlak, altıgen, sekizgen ve yıldız şekilli fener ve ışık gözleriyle aydınlatılmaktadır.

Aydınlatma işlemi, soyunmalık mekanında ki büyükçe bir fener ile; ılıklık ve sıcaklık mekanında ise ışık gözleriyle (fil gözü) sağlanmıştır.

1.4. Süsleme:

Türk hamamlarının özellikle ılıklık ve sıcaklık mekanlarında süsleme unsurlarına nadiren de olsa rastlanmaktadır. Hamamların sürekli sıcak hava ve aşırı derecede neme maruz kalması nedeni ile süslemeler kısa zamanda tahrip olmaktadır. Bu nedenle süslemeler daha çok soyunmalık mekanlarında yer almaktadır.

Müstahkem Mevki Komutanlığı Er Hamamının da soğukluk bölümü gerek dış cephesiyle gerek iç mekandaki çatı feneri ve galeri katıyla oldukça zengin bir mimariye sahiptir. Ilıklık ve sıcaklık bölümlerinde de üst örtünün getirdiği hareketlilik ve geçiş elemanlarında kullanılan mukarnaslar hamamın mimarisine zenginlik kazandırmıştır. Ayrıca duvarlar da yaratılan çeşitli nişlerle de iç mekan da hareketlilikler oluşturulmuştur.

23 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör